Translate

12 Mart 2017 Pazar

SİTEM

Bir hüzün çöktü yine.. Yüreğimin tam ortasına. Aklıma düşme adam.. Ben gönlünden düşmüşken, senin benim aklımda işin ne. Hele kalbimi hiç karıştırma işin içine.
Ulan be adam hüznümde sen neşem de sen en kötü halinle bile benim kahramanım olmuşsun sen... Kalmadın, kalamadın da o mektupları neden atamadın?
 Niye sustun be adam ben yazmaktan kalemler tüketirken sen sevdasız onca kelamı, içi boş, içi ruhsuz, can yakan onca lafı niye ettin de iki güzel söz için sustun...
 Başlarım böyle olmazlara, ayıplara,  günahlara.... Başlarım böyle adamlık vasfının ardında ki kırılmışlıklara...

11 Haziran 2016 Cumartesi

HEM GERÇEK HEM OYUN...

  Bazen diyorum eksik kalan her yanımı sen tamamlayacaksın. Geleceksin ve tüm çarklar yeniden işleyecek. Aynı düzen, aynı konu, aynı dekor... Ben sahneden inmeden beklerken döneceksin biliyorum. Perde henüz kapanmadı. Oturup koltuklardan birine çaresizliğimi mi izliyorsun? Sitemlerim, acılarım, mutsuzluklarım yok. Göremezsin.. Bu bir sahne ve ben en güzel oyunumu senin gittiğin günden beri oynuyorum.
  Bazende diyorum sevdaya dair ne varsa koysak bu piese. İzleyenler ağlamaktan helak olur heralde.Bir ben ağlayamam bu maskenin ardında...Bir ben farkındayım  gerçeklerin. Canı yanan bir ben varım. Ben varsam sende olmalısın buralarda. Ama yoksun. Bir sen yoksun yanımda,yakınımda.. İçimin ta içindesin  oysa.. Biraz eksiksin sadece hepsi bu...

15 Eylül 2015 Salı

HADDİN MİDİR EY GÖNÜL?



Sarsam, sarmalasam.. Alsam da yedi kat altına gömsem toprakların. Kör kuyulara bağırsam da kimselere duyurmasam tek bir ahımı. Kuşlara anlatsam, yedi cihana dağılsa da kimsecikler bilmese bu dert kimdendir. Şimdi ben sussam, akmaya meyletmeyen gözyaşlarım kurusa, beni bilen tanıyan en yakınımdan kırk kat ellere kadar herkes duymadan, bilmeden, görmeden uzaklaşsa. Anlatmasam.. Anlatamam da...

Taşlaşmış kalbim. Kırılmayacak kadar sağlamından değil çoktan kırmış kıymet verdiğim. Taşlaşmış da bilmez olmuş neymiş sevmek... Kim kırılır kim üzülür bilmez olmuş. Kim hakikat kim gerçek kim sahte bilmez olmuş. Kim yakın kim uzak kim var kim yok görmez olmuş. Kimedir bunca sitem kimden sebeptir bu elem sorsa cevap duyamaz olmuş.

El olmuş yabancı olmuş bin bir kere, suspus olmuş lal olmuş yine... Ben derdime çare arar leyla olamamanın hüznünü yaşar iken mecnunluk da gözümüz yoktu deyip başını bir arpa boyu indirmeden göz göze gelemeden kibirinden cakasını atar derdime dert katar olmuş.

Şimdi neye meyledeceksin ey gönül? Kim verdi kim aldı bilirken kendine mi kızacaksın O'na mı? Her kusurda bir güzellik ararken kusur senmişsin, söyle şimdi nasıl kusursuz olacaksın? Bu gaflette boğulurken, gururum diye inlerken, öfkenden kudurup kendini yer bitirirken söylesene ey insanu mahlukat şimdi kimden medet umacaksın? Senin gibi bir garip kuldan mı? Bir zerre olsun başını koymamışken toprağa yine de O'nun huzuruna varmayacak mısın? Bunca hüsrana uğrayışın yeter! Bakıpta göremediğin yerde gül de sümbül de biter. Sen güzel ol ey gönül kusurda güzellik ara yine lakin artık kusurundan kendini yiyipte bitirme!..Bir sonbahara daha katlanmalısın şimdi. Düşen yaprağın da derdini yü
klenme!

13 Temmuz 2015 Pazartesi

VARILACAK YERİM YOK!

  Diyorum ki toplamalı artık valizi. Uzak diyarlara upuzak diyarlara gitme vakti.. Sevdiğim, sevildiğim, değer verdiğim ne varsa benimle gelmeli. Ve arkada bırakılmalı koyu acıların hepsi. Daha az acılarımı almalıyım yanıma, daha az dertleri.. Çünkü mutlaka bir şeyler öğretmiştir bana, beni ben etmişlerdir mutlaka. En güzel günlerimde bile ihtiyacım olabilir. Aslında acı da değil tecrübe denilebilir..
  Şimdi bir uzun yol var önümde. Dönemeçler, virajlar, sapaklar yok. Dümdüz ve uzun bir yol işte. Ardıma bakmayacağım. Bir arpa boyu yolda gitsem ardımda bıraktığım hiçbir şeyi ve hiç kimseyi yeniden heybeme katmayacağım. Yalnız, kararlı ve cesurca.. Yürünülmesi gereken yolu adımlayacağım. Olduğu yerde saymak ne katar ki insana? Nereye varırsam varayım nereden geldiğimi unutmayacağım...
  Bir güzel hayal ya da rüya belki.. Bilmiyorum bu yol nereye gider ve kim yapar beni.. Unutmayacağım şeyleri de unutmalıyım artık.. Unutulmayacak her şeyi unutmalı. Hüzünden eser kalmamalı artık. Vakit dar.. Gitmek gerek.. Sevmek, sevmek, sevmek gerek. Dağ, taş, kuş, çiçek, börtü böcek.. Ne gelirse elden neye yetersem onu severek.. Gitmek gerek...

12 Temmuz 2015 Pazar

KÖTÜ MÜYÜM?

  Bazen diyorum hayata karşı, hayır hayata değil insanlara karşı nedir benim içimde ki masumiyeti, iyi niyetlerimi, güzel olan her  şeyi koruyabilecek zırhım. Yoksa önce kendimden mi korumalıyım kendimi. Ben miyim beni dolduruşa getiren. Öfkelenen, hırçınlaşan, kalpleri kıran yanımı alaşağı edemeyen. Ben miyim bir bir iyi niyetlerimi kendimden koparıp kötüleşen.
  Sensin.. Sensin hayal ettiğim her güzel şeyi elimden alan. Sensin bana onca çabanın iyilikten değil gösterişten olduğunu öğreten. Oysa ben bir çocuğun yüzünde ki gülümsemeye yaşamak derdim. Yaşıyorsak eğer en güzeliyle, biraz değil bir çok iyilikle, elimizi bir yerlere değdirerek yaşamalıyız derdim. Küçük çocukların basit şeyleri önemsediği değer verdiği gibiydi içim. Ufacık şeylerle sevinen, her şeyin iyi olmasını dileyen biri değil miydim? Kafam karışık... Ne zaman kötü yaptın beni? Ne zamandan beri kötüyüm ben şimdi? 

11 Temmuz 2015 Cumartesi

NE DERSEM GELİRSİN?

   Gel.. Gel bir kez konuşalım seninle. Ama yok susmak. Bırak bağırayım, bırak ağlayayım, bırak da artık anlatayım. Seni sevmenin bana yaşattığı iyi bir şey var mı sanıyorsun da seni sevmemden rahatsız olmuş gibi davranıyorsun. Bırak da kimin canı yanmış,kim ne yaşamış, kim ne kadar bozguna uğramış konuşalım. Sevmek sana yakışmadı bırak bari ben bana yakıştığı kadarını yaşayayım. 
   Değdi mi dersin bunca vakittir uzak kalışımıza. Ellerini ellerimden ayırışına..Değdi mi dersin? Bensizlik seni mutlu etti mi? Sahi nerelerde, ne hallerdesin? Aşık olmayı becerebildin mi? Anlamadığın bir şey var senin. Ben sevdim diye değerlisin bu kadar. Bir düşün sevilmeden kimsin,nesin?
   Gel bir kez sarılalım. Bakalım hala var olacak mı o gururun?  Ben yine aynı aşık kadın olarak karşında dururum. Tutarım ellerinde ve gözlerinde huzuru bulurum. Haydi kalk gel. Gelemeyecek kadar içinde nasıl bir duygu var bari bunu anlatmak için gel. Ne dersem gelirsin ki bir bilsem. Bana biraz vakit ver. Tüm harfleri alıp binlerce kelime kurup seni yanıma getirecek bir sözcük bulurum. Sen geleceğini söyle ben sana yol bile olurum...

10 Temmuz 2015 Cuma

EN HAK ETTİĞİN DİLEKLERİMLE...

  Kabul edilemez bu alçakça vaziyet! Bu bir gün karşına çıkar dibe kadar batarsın sen de elbet. Ahım var benim sana. İki elim yakanda her iki dünyada da. Sana harcadığım her güne, senli geçmiş her düne lanet okumadan diyeceğim şudur ki çekeceğin var senin. Başına gelecek daha çook derdin var bilesin. Bunca öfkemin sebebini bir kez adam akıllı sormadın ya bir de bunun için ah edeyim sana. Kimseye anlatamayacağın kimsenin dinlemeyeceği dertlerin olsun da anla. Susmayı seversin ya hani, hep bahsedersin. En susulmayacak konuda iki kelam edemeyecek hale gelesin. Sen benim canımı çok yaktın, çok yaktın sen benim canımı. Ben bunu nasıl sineye çekeyim.
  
Ne demektir bu yalakalık, yavşaklık..? Bu kardeş dediğin kıza iltifatlar edip aşırı bir korumacılık. Hep içten içe bilirdik de konduramazdık. İlginin alakanın sebebi ne, neyden korktun da ağzını açamadın anlayamadık. Seviyorum desen en başta ama ilk başta hadi olmadı orta vakitlerde bir anda ya da bari en sonunda söyleseydin de mertçe çıksaydın ortaya. Uzaktan bile fark ediliyor onun bir tarzı varda senin ne adamlığın var ne bir duruşun, omurgasızlık da son nokta! Tekmelenen durakların sebebini, elin oğlunun karşısında racon kesme hikayeni şimdi anladık.
 
 Benim halime ne dersen de... İster kinci, ister hayalci, ister dengesiz de... Çoğul konuşuyorum BİZ senin halini en iyi bilenlerdeniz. Bizi de Allah bilse yeter diyenlerdeniz. Bu sebeple adamlığını yerde bulup öpüp alnımıza koyup yüksekçe bir yerde muhafaza ederiz. Bir gün gelir af dilemeye gelirsen -ki affımıza helalliğimize muhtaç kalacağın günler için çok dua biriktirdik- geri iade ederiz. Daha konuşulacak laf yoktur! Senin keder içinde olduğunu görmeden bana da huzur yoktur!